27 Aralık 2011 Salı

Kapılar




Kapılar açılsın diye bekleriz hep
Bekleriz de...
O kapılar kapanınca yüzümüze
Biraz daha yaklaşıyoruz
Kendimize


14 Ocak 2009 Çarşamba

Hrant için




10 Ocak 2008 Perşembe

YASMİN LEVY : ‘Şarkılarımda Savaş Yok’

2 Ocak 2008 Çarşamba

James Blunt - No Bravery


 

Cesaret yok,

Burada duran çocuklar var,
Gökyüzüne çevrilmiş silahların altında,
Gözyaşları kurumuş.
O buradaydı.
Kardeşler derin mezarlara uzanıyor.
Babalar iz bırakmadan kayboluyor.
Bir ulus utançtan kör oluyor.
O burada olduğundan beri.


Ve hiç cesaret göremiyorum,
Gözlerinde hiç cesaret yok artık.
Sadece hüzün.

Evler yapılacağına yakıldı.
Ölümün kokusu havada.
Umutsuzca ağlayan kadın söylüyor,
O buradaydı.
Mermiler gökyüzünü aydınlatıyor.
Ve bir başka aileyi öldürmek için geliyor.
Bir çocuk ağlamaktan korkarak söylüyor:
O buradaydı.


Ve hiç cesaret göremiyorum,
Gözlerinde hiç cesaret yok artık.
Sadece hüzün.

Burada duran çocuklar var,
Silahlar gökyüzüne çevrilmiş,
Ama kimse neden diye sormuyor,
O buradaydı.
Yaşlı adam kaderine diz çökmüş.
Kadınlar ve kızlar, kesilmiş tecavüze uğramış.
Bir nesil nefretle büyümüş.
Evet, o buradaydı.

Ve hiç cesaret göremiyorum,
Gözlerinde hiç cesaret yok artık.
Sadece hüzün.


JAMES BLUNT






Savaşa neden mi karşıyız?

Bir kere çocuklar ölmesin diye en başta.

Kefene sarılı minicik bedenler hiç çıkmayan izler bırakır rüyalarda.

Savaşa neden mi karşıyız?

Vurulmasın gençler sorgusuz sualsiz yol ortasında,

dur ihtarına uymadı yalanıyla.

Savaşa neden mi karşıyız?

Erkekler iktidarlarını spermleriyle saldırarak göstermesinler diye,

barışta asla ulaşamayacakları kadınlara.

Savaşa neden mi karşıyız?

Her birimizin içindeki katil dehşet saçmasın diye,

karanlık, çıkmaz sokaklarda.


CHE

25 Aralık 2007 Salı

Ninova ve Journey


Ninova için internet üzerinden yaptığım kaynak araştırmasında bir sonuç elde edememek beni üzdü.Bu konuda en (belki de tek) başarılı çalışma Ekşi Sözlük'ten Niyobe arkadaşımıza ait.Yazısını aynen alta koydum,bence yeterince doyurucu.Teşekkürler Niyobe...

“Etnik müzik sevenlerin kaçırmaması gereken enfes bir albüm.Ortadoğu'nun sesine kulak vermek için dinleyin dinlettirin.Albüm, müzikseverleri Asur Devleti'ne başkentlik etmenin yanı sıra dünyanın ilk kütüphanesi olan Ninova şehrine doğru yolculuğa çıkarıyor, Çin'den Mezopotamya'ya birçok halkın müziğiyle tanışma olanağı sunuyor.

Kompozitörlüğünü G. Abdollah Zadeh'in yaptığı Ninova'nın müzik yönetmenliğini ise Pedro Toporek yapmış.





RİTMLERİN BİRLİKTELİĞİ

Aslında albüm hakkında genellemeler yapmak pek mümkün değil. Çünkü, 13 şarkıdan oluşan albümde her şarkının kendine has çizgisi, melodisi ve ritmik yapısı söz konusu. Yine de albüm için, "ortadoğu'nun kültürel yapısından izler taşıyan melodik kalıplarla, kimi zaman canlı kimi zaman ise bilgisayar ritimlerinin oluşturduğu birlitelikler" gibi bir tanımlamaya gidilebilir.

"Parwaneh" adlı ilk şarkı, tam anlamıyla albümün özeti olarak değerlendirilebilir. Ney, ud, santur gibi enstürmanlarla sağlanan ve bir gezintiyi andıran doğaçlamalardan sonra ortaya çıkan ritmik yapı, albümdeki doğaçlamalar ve ritimler hakkında kimi ipuçları taşıyor. Otantik eserlerin kullanılmış olmasının yanı sıra "Ninova" adlı şarkıda dikkat çeken bir diğer nokta ise vokalin kullanılış tekniği. Vokal kimi zaman diğer enstürmanlara yol gösteren, melodiyi icra eden, kimi zaman ritmik yapı içerisinde doğaçlamayı üstlenen bir enstrüman niteliği taşıyor. Ayrıca enstrümanların ayrıntılar göz önüne alınarak kullanılmış olması, eserin her dinlenişinde farklı bir enstrümanın fark edilmesi sonucunu doğuruyor.

"Fangarie" hem kullanılmış olan klavye hem de sentetik olarak kullanılmış ritimler ile bilgisayarın yapaylığını taşıyan bir girişle başlamasına rağmen, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde beliren elektrogitar, klasik gitar ve vurmalı çalgılar sayesinde farklı bir kimliğe bürünüyor.

Albümün dördüncü eseri olan "tuaregs" de vokalin kullanımı açısından "Ninova"dan farklı değil. Tabi bu benzerlik kesinlikle melodi benzerliği anlamını taşımıyor. "Bramaputra" ve "kawa", otantik olan enstürmanlar ve melodik yapılarıyla tam anlamıyla ortadoğu kültürünü yansıtmasına karşın, ritimler daha çok "pop müziğini" hatırlatıyor.

Ortadoğu ritimleri üzerine kurulan "narmada"da çigan müziği etkisi hissediliyor.Albümdeki "pustat" ve "road of the china" adlı eser, gitar, ud ve flütün kullanılış tekniği açısından, "kitaro"nun müziklerini andırıyor.

OTANTİK VE MODERN EZGİLER
Albümdeki sentez, kullanılan enstrümanlarda da yansımasını bulmuş. Keyboard ve perküsyonun yanında ud, santur, keman, akerdeon, tanbur gibi enstrümanların kullanılmış olması da "geleneksel-yeni" ve "otantik-modernize" konusundaki arayışlar hakkında bilgiler veriyor. Tüm bu özelliklerden sonra, "Ninova-Journey", günümüzün müzikal beğenisiyle, otantik renklerin yoğun olduğu bir ortadoğu yolculuğu olarak nitelenebilir.”

NİYOBE

16 Aralık 2007 Pazar

Mamak Khadem

5 Aralık 2007 Çarşamba

Martılar Ah Eder